Forum Gökkuşağı

Forum Gökkuşağı. Sevginin Saygının Buluştuğu Tek Adres..
 
AnasayfaKapıSSSAramaÜye ListesiKayıt OlGiriş yap

Paylaş | 
 

 BUGÜN ÜZÜLMEK YOK...

Önceki başlık Sonraki başlık Aşağa gitmek 
YazarMesaj
ilkkan
Yönetici
Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 219
Kayıt tarihi : 05/08/08

MesajKonu: BUGÜN ÜZÜLMEK YOK...   C.tesi Ağus. 09, 2008 4:03 pm

Selam

Yani bir dahası olmayan, provasız bir hayat yaşıyoruz .
Nerede ve ne zaman ne olacağını hiç kestiremediğimiz bir yaşam ...

Samimiyetle itiraf etmeliyim ki , hayat ister nihavent, isterse uşak makamında yaşansın, bence her haliyle güzel .
Yani acının da kendine has, kekremsi bir tadı olduğu kanaatindeyim, güzelliklerinde acılardan arta kalan yanlarımız olduğu fikrindeyim, acı olmasa güzellikler olmazdı ...

Her bitişin başlangıcının, her gecenin sabahının getirdiği ışık hüzmelerinin ve mutluluk ve umut ve hatta umutların güzelliğinin bir anlamı olmazdı ...
O halde?.. yaşamak bazen zulüm olsa da, zulmün bitimindeki umutların güzelliğini, yada güzeli yaşarken kötünün ne olduğunu bilerek, elde olan umutların kıymetini bilmekte fayda var ...

Yine çok samimi ifade etmek isterim ki, üç günlük ömrümüze bizler acıdan başka ne sığdırabildik ki ...
Gazete manşetlerinde, köşe yazılarında, üçüncü sayfa haberlerinde, acıdan başka ne okuduk ki, ana haber bültenlerinde faciadan başka nelere kulak kabarttık, nelere yürek ağlattık ki ...

Bütün bütün acıları ele aldık, sanki güzelliklerden arta kalan sadece acılar vardı , üç günlük ömrümüze hep kederleri sığdırdık ...
Mutlu olmasını her nedense bir türlü beceremedik, kimi zaman giden bir sevgiliye , kimi zaman ulaşılmaz hayallere, acıların dayanılmaz sancılarını sığdırmaya çalıştık ...
Gerçeklerin ortasında az da olsa mutlu olmayı sağlayamadık ...

Şiirlerde, romanlarda, köşe yazılarında, tv filmlerinde, radyo programlarında acının en katmerlisi rağbet gördü ... Sanki hayat yıkılan umutlar üzerine kurulmuş, sanki hayatın reytingi baş rol oyuncusu acıydı ...
Bu tür yazan, anlatan , oynayan , hazırlayan programcılar nedense daha bir rövanşta kaldı ...


Oysaki düşündüğümüzde mutlu olmamız için o kadar çok neden var ki ...
Örneğin dünyaya bizler “İNSAN” olarak gelmişiz , maazallah yerde sürünen bir mahlukat olsaydık ...
Hiç bu soruyu kendinize sorabildiniz mi ?..
Yada bir avcının namlusundan kurtulmak için, kaçan bir ceylan olsaydınız ...
Neyse mutlu olmamıza o kadar çok güzel konu var ki, ben bu konuyu sizlerin yüreklerinize bırakıyorum ...

Gönül bültenimde bugün acıya yer yok diyorum ...
Bugün kendime biraz iltimas geçmek istedim, bugün biraz kederlerime bir parça mutluluk sürmek istedim, bugün hüzümbaz yanımı biraz kenara dinlenmeye bırakmak istedim, bugün cümle dertleri üzerimden soyunmak istedim.

Gelin !... isterseniz sizde bugün tüm kederleri, acıyı, zulmü üzerinizden sıyırıp atın, evinizin içini, kapınızın önünü, işyerinizin bütün odalarını ve hatta abartalım cadde ve sokaklardan bütün kötülükleri, acıları süpürelim gitsin, en azından bir gün bunu yapalım ...

Hadi !.. hala duruyor musunuz?..
Bugün her ne olursa olsun beni kimse üzemeyecek, sizi de değil mi ?.
..



Sevgi ve saygılarımla..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ilkkan
Yönetici
Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 219
Kayıt tarihi : 05/08/08

MesajKonu: Bir Dost'ta Mektup..   Ptsi Ağus. 11, 2008 4:22 pm

Selam

Bu yazıyı okumadan önce...
Hayatın bir ayna olduğunu düşün...
Doğduğundan beri aynanın karşısındasın...
Hep aynaya baktın ama küçükken aynayı tanımıyordun henüz...
Büyüdükçe aynaya bakmakla birlikte;
onun, senin yüzüne yansıttıklarını da görmeyi öğrendin..
Hep birileri oldu arkanda ve hep sen vardın karşında...
“Kendi kendimizle yarışmadayız gülüm..”
dediği gibi Nazım Hikmet’in , sen de hep kendinle boy ölçüştün aynana bakarak...

Kimi gün çok sevdin aynadaki görüntüyü, kimi gün nefret ettin...
Ama ne olursa olsun hep aynanın karşısındaydın, ona bakmaktan vazgeçmeyi istediğin anlarda bile....
Aynada yansıyan yüzler değişti zamanla, sen de değiştin çünkü...

Ama ayna hep sırdı ve gelecek günler hangi yüzleri yansıtacak, bilinmezdi...
Oysa geçmişteki izler birer birer yer etmişti aynana...

Sen baktıkça bu günü değil, geçmişini de görmeyi öğrendin giderek...
Ama bazı yüzler hep aynı yerdeydi; en özel, en güzel köşelerde...
Buralara da sen yerleştirmiştin onları; çünkü, o senin aynandı ve ancak senin sevgini, inancını, yüreğini kazanana yer vardı aynanda...
Sonra...
Bir gün geldi, sen aynandaki görüntünün seni geçmeye başladığını fark ettin...
Oysa ki o, yalnızca bir görüntüydü ve “Gerçek Sen” o siluet karşısında iyice küçülmüştün...
Bunu kabullenemezdin ; çünkü hayatı geriden takip etmek sana göre değildi...
Yetişmek istedin, yapamadın...
Çünkü ayna, birinin seni tuttuğunu yansıtıyordu yüzüne...
Görüntünün seni geçtiği her saniye aynandaki o en özel, en güzel yüz silinmeye başlıyordu...
Öyle bir an geldi ki; sen, o en güzel yüzün görüntüsünü tanıyamaz oldun...
Sanki artık yok gibiydi...

Yine bir gün; o en özel yüzün silindiğini gördün...
Evet, tamamdı artık, kendi görüntüne yetişebilirdin...

Ama...Bir anda büyük, korkunç bir ses duydun...
Aynan paramparça olmuştu...
Anıların, aynana yerleştirdiğin tüm o görüntüler ve sen...
Dağılmıştınız dört bir yana...Kırık dökük bir geçmiş vardı karşında...
O yüzdü bunları yapan; oysa sendin o yüzü aynandan çıkaran...
Ağlamaya başladın...

Herkes o yüzün aynandan silinmesine ağladığını sandı ama aslında seni ağlatan aynanın bir sürü parçaya ayrılmasıydı...
Çünkü o parçalar anılarının her köşesine öyle bir dağılmışlardı ki; sen bir daha asla onları toplayamayacağını, aynanın hep böyle kalacağını düşünüyor ve ağlıyordun...

Şimdi aynanın sonu....
Sen ne kadar ağlasan da anılarının sadece bir kısmını bir araya getirecek, aynanın sadece bir bölümünü yeniden yapabileceksin...
Ama sakın unutma; senin toplayamadığın parçalar, o yüze ait olan anılar ve aynanda hep bu parçalar boşluk kalacak.
Bu da seni kendi görüntüne eriştirecek olan bir merdiven.
Oralara basarak kendine yetişeceksin...
Sonra yine yeni yüzler girecek aynana...

Sen, kendinle bir olacaksın, yeni “En özel yüz”ün olacak, belki hiç silinmeyecek ve sen de asla kendinden geri kalmayacaksın...
Belki yeniden,yeniden kırılacak aynan ama artık biliyorsun parçaları birleştirmeyi ve yok olan anılarından, umutlarından güç alarak daha da yukarılara çıkacaksın...
Şimdi mi? Uzun bir süre daha için acıyacak; çünkü ne kadar temizlersen temizle hep bir parça anı yüreğine batacak...

Ama öyle bir gün de gelecek ki artık bu anılar içini acıtmayacak ;

Çünkü zaman, onları yüreğinden alıp götürecek, ufacık bir parça dahi bırakmadan...

Bir de...En özel olmasalar da aynanda her zaman gördüğün yüzleri kaybedeceksin korkusunu yaşama sakın...

Ne kadar kırılırsa kırılsın aynan onları hep orada bulacaksın...

Zaten sen yerleştirmiştin o yüzleri ama bazıları da aynanla birlikte geldi sana; annen gibi, baban gibi...
Ve ben...
Aynanda nerede olduğumu henüz bilmiyorum...
Ama baktığında görebileceğin kadar yakınındaysam da, çooookkk uzaklarda minicik bir noktaysam da ...
Hiç fark etmez...

Yine de, ne olursa olsun aynanın kırılışlarına yenilmeden ben hep orada olacağım...

Sen beni aynandan silmediğin sürece...
Unutma; ayna senin elinde
.
..



Sevgi ve saygılarımla..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ilkkan
Yönetici
Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 219
Kayıt tarihi : 05/08/08

MesajKonu: Dinle....   Çarş. Ağus. 13, 2008 2:31 pm

Selam

Dinle: gecenin sessizliğini, güneşin doğuşunu, yükselişini, batışını.

Dinle: karıncaların ayak sesini, sineklerin mide guruldamasını, çiçeklerin açışını.

Dinle: yağmurun ahengini, rüzgârın ıslığını, ateşin yanışını.

Dinle: arkadaşını, bir muhtacı, bir mazlumu, bir kimsesizi.

Dinle: kendini, kalbini, ruhunu, acıyan yanlarını, yaralarını, akan kanını, dağlanan yüreğini, çarpan kalbini, derin derin nefesini.

Dinle: gözyaşını, gülümsemeni, içlenişini, sevincini.

Dinle: duruşunu, adımlarını, koşuşunu.

Dinle: konuşup dinlenmeyenleri, yorulup dinlenmeyenleri, konuşturulmayıp dinlenmeyenleri, koşturup dinlenmeyenleri.

Dinle: Kulaklarını iyi aç, ruhunu iyi aç, aklını iyi aç, kalbini iyi aç ve dinle.

İlk kez dinliyor gibi, kulağına yeni kavuşmuş gibi, sesler yeni yaratılmış gibi dinle.

Her bir sesi ayrı ayrı dinle.
Her bir sese ayrı ayrı kulak kesil.
Sanki kâinatta başka ses yokmuş gibi, sanki senle beraber tüm kâinat da susup dinliyormuş gibi dinle.

Tek tek dinledikten sonra bir de, orkestra dinliyormuş gibi dinle.
Ahengi, notaları, bütünü kaçırmadan dinle.
Yeni bulmuş gibi kendini, yeni tanışmış gibi kalbinle, yeni akıl sahibi olmuş gibi aklınla, bildiğin her şeyi unutarak dinle kendini.

Bugünün gevezeliklerinden, gürültülerinden, patırtılarından, karmaşalarından, kargaşalarından, bağırtılarından, saçmalıklarından, ahenksizliğinden, başına buyrukluğundan sıyrılarak dinle.

Temiz bir ruh ile, temiz bir kalp ile, temiz bir akıl ile; üzerine çamur sıçratmadan, benliğini araya koymadan, şaşkınca biraz, biraz okula yeni başlamış öğrenci edasıyla dinle.


Yalnızca dinleme, hisset.
Yalnızca hissetme, yaşa.
Yalnızca yaşama, parçası ol kâinatın.
Bak neler çalıyor kâinat orkestrası.



Sevgi ve Saygılarımla..
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
ilkkan
Yönetici
Yönetici
avatar

Mesaj Sayısı : 219
Kayıt tarihi : 05/08/08

MesajKonu: İçimdeki en güzel şeysin sen………!!!!   Ptsi Ağus. 18, 2008 11:52 am

Selam

Sen sahip olamadığım tek şeysin içimde
Hiç gerçekleşmeyen rüyalarım gibi
Belki de hiçbir zaman yakalayamayacağım bir umut ışığı...
İçimde gerçekleşmek isteyen her şey….
Bir kıvılcım kalbimde….
Yanmak için sebep bekleyen!
Sen benim için mucize olan şeysin
Aklımı alacak kadar muhteşem,
Kendimden olacak kadar acımasız…
Elimdeki kalemimsin içimi dökmeyi bekleyen
Görebildiğim kadar yakın,
Ama tutamayacağım kadar uzaksın…
İçimdeki en güzel şey
Belki de gizleyebildiğim tek şeysin!!
Bense,
Sana yaklaşabilmeyi umut eden,
Ama yaklaşamayan her şey…..
Kendimi feda edecek kadar deli,
Ama seni feda edemeyecek kadar aşık….
Her şeyi kaybetmeye dayanacak kadar kararlı,
Seni kaybetmeye dayanamayacak kadar aciz….
Senin için her şeye karşı koyacak kadar cesaretli,
Sana karşı koyamayacak kadar ürkek…
Her şeyine aşık olduğum,
İçimdeki en güzel şeysin sen………!!!!



Sevgi ve saygılarımla...
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör
Melancholia...
Düştüm.Kırıldım.
Düştüm.Kırıldım.
avatar

Mesaj Sayısı : 261
Yaş : 34
Nerden : Yakamozlardan..
Kayıt tarihi : 05/08/08

MesajKonu: Geri: BUGÜN ÜZÜLMEK YOK...   Cuma Ağus. 29, 2008 11:09 am

Harika paylasimlar ya.. Sad

_________________
Sayfa başına dön Aşağa gitmek
Kullanıcı profilini gör http://gokkusagi.forum.st
Sponsored content




MesajKonu: Geri: BUGÜN ÜZÜLMEK YOK...   

Sayfa başına dön Aşağa gitmek
 
BUGÜN ÜZÜLMEK YOK...
Önceki başlık Sonraki başlık Sayfa başına dön 
1 sayfadaki 1 sayfası
 Similar topics
-
» BUGÜN ÜZÜLMEK YOK...
» Gitmek ölmek demek,ya Ayşeye öl de,yada kal

Bu forumun müsaadesi var:Bu forumdaki mesajlara cevap veremezsiniz
Forum Gökkuşağı :: DUYGU SELi :: GÜNLÜK-
Buraya geçin: